
Yüzümüz... Duygularımızın ifade bulduğu yer... Bizi diğerlerinden görünüş olarak farklı kılan en belirgin bölge, kimliğimiz... 170 cm2lik bir alana sığışmış 60 farklı kasın farklı kombinasyonlarıyla çeşit çeşit mimiklerin içimizden bir şeyler anlattığı konuşan bir vücut sahası... Bir o kadar da keşfe açık bir mekan. Gelin bu gizemli topraklarda biraz ava çıkalım.


İyi bir ifadeyi bulmak ve yakalamak sanıldığı kadar kolay değildir. Gerçekçi duyguları yakalamak için portre ile aranızda bir av-avcı ilişkisi kurmalısınız. Öncelikle ekipmanımızı uygun seçelim ve ayarlayalım. Daha sessiz çalıştıkları için sayısal (dijital) fotoğraf makinelerini seçelim. Yaklaşık 10x yakınlaştırma özellikli bir makine avımızı rahatsız etmeden olabildiğince yakın bir görüntü sağlayacaktır. Olabildiğince çabuk odaklayabilmek için merkez veya geniş odaklama alanını seçelim. Daha seri fotoğraf çekebilmek için de pozlama sonrası izleme seçeneğini kaldıralım.

"İstediğimiz kesinlikle poz vermeleri değil aksine onları gerçekten sevindiklerinde, gerçekten ciddileştiklerinde, gerçekten sıkıldıklarındaki anlarıyla yakalamak"
Evet hazırsak yaklaşıyoruz. Bereket bu ki arkadaşlarımız muhabbete başlamış görünüyorlar. Değilse bile konuyu biz açıp ortamı hazırlıyoruz. Kamera başından beri elimizde. Ara ara deklanşöre basıyoruz. İlk çekimlerde size dikkat edip poz veren arkadaşlarınız sizin hareketlerinize alışıyor ve daha çok konuşulan konuyla ilgilenmeye başlıyorlar. İşte bu anda sizin için verimli zaman işliyor. Siz konuya sadece kulak misafirisiniz şu anda. Dikkatiniz muhabbetin içeriğine göre değişen mimiklerde. Başarılı portreye aç olan an yakalayacısı; anlatıcıyı dinleyen meraklı suratı, bahsedilenlerden hoşlanmayan ekşi ifadeyi, tartışılana karşı çıkan asi çizgileri, muhabbete doyan keyif dolu gülümsemeleri arıyor vizörden. Ortada uçuşan sözcüklerin dinleyicilerin zihninde oluşturduğu görüntüye refleks olarak yüzde beliren duygu zirvelerini kaçırmamak için çabalıyoruz. Farkedildiğimiz anda av değiştiriyoruz, istediğimiz kesinlikle poz vermeleri değil aksine onları gerçekten sevindiklerinde, gerçekten ciddileştiklerinde, gerçekten sıkıldıklarındaki anlarıyla yakalamak. çekilen fotoğraflara bakmayı istediklerinde olabildiğince duymamış gibi yapıyoruz, çünkü bu dikkatleri üzerimize çekip farkedilirliğimizi artırıyor.

Çaktırmadan ara ara sohbete de katılarak istediğimiz kareleri elde ettik. Bundan sonraki aşama ganimeti yuvaya götürüp kötü taraflarını ayıklamak. Sohbet sırasında doğru anı yakalayabilmek için yeri gemişti birkaç çekim ardarda yapmıştık. Yakalayamadığımız ifadeler, doğru çerçeveleyemediğimiz fotoğraflar olmuştu. Bunları bir bir eliyoruz ve elimizde kalan en iyi fotoğrafları, en tatlı kısımlarını ayırıp yemeyin de yanında yatın diyoruz.
Unutmadan söyleyelim, kendi tarzınıza, zevkinize göre fotoğraf üzerinde ifadeyi kuvvetlendirebilecek filtre uygulaması, keskinlik artırımı, ince müdahaleler gibi uygulamalarla da iş tadından yenmez hale gelebilir.
Işığınız bol olsun.
Yorum Gönder